Konut balonu patladı liberalizmin cilası döküldü
Kriz dönemlerinde, krizin çözümünün piyasaya bırakıldığı bugüne kadar hiç görülmedi. Etkisi atlatılamayan Mortgage krizinde de gelenek sürüyor.
Kriz dönemlerinde, krizin çözümünün piyasaya bırakıldığı bugüne kadar hiç görülmedi. Etkisi atlatılamayan Mortgage krizinde de gelenek sürüyor.
ABD’de mortgage krizi ile artan icralar yeni bir sorun doğurdu. İcralık olan ya da olmak üzere olan mortgage mağdurları evini kiraya vermeye devam edince, bu kez işin ucu bu durumdan habersiz kiracılara dokunmaya başladı.
İpotekli konut finansmanı olarak bilinen mortgage’ın yasası çıksa da henüz ikincil piyasaları oluşamadı. Ekonomideki belirsizlik, yüksek faiz oranları ve düşük gelir düzeyi nedeniyle mortgage gerçek anlamıyla uygulanamıyor ama bankalar mortgage adını kullanarak uyguladıkları konut kredilerini çeşitlendirdi. Her banka 10′a yakın çeşit kredi uyguluyor. Türkiye’de ipotekli konut finansmanı (mortgage) yasası çıkalı 1 yılı geçti ancak hala gerçek anlamda uygulama yok. Ekonomi ve siyasetteki belirsizlik, yüksek faiz oranları ve düşük gelir düzeyinin yanı sıra ikincil piyasaların bürokratik nedenlerle hala çalışamaması evrensel anlamda mortgage uygulamalarının başlamasını engelliyor. Bankalar ise mortgage adı verdikleri konut kredilerinde büyük bir rekabete girerken, konut kredilerini çeşitlendirdi. Türkiye’de bulunan 26 bankanın 23′ü yaklaşık 10 farklı seçenek sunuyor. Mortgage’ın gerçek anlamda başlayabilmesinin koşulunu ise bankacılar “Faizler en az yüzde 10′a düşmeli, kişi başına düşen ge…
FBI Amerika’da mortgage kredilerinde muhasebe usulsüzlükleri ve içeriden öğrenenlerin ticareti (insider trading) yapılıp yapılmadığını ortaya çıkarmak için aralarında dünyanın en büyük bankalarının da bulunduğu 14 şirketi araştırmaya başladı. ABD’de Sermaye Piyasası Kurulu’nun işlevini yerine getiren Securities&Exchange Commission (SEC) da 30′dan fazla araştırma başlatmıştı. FBI sözcüsü Bill Carter, birçok şirket hakkında paralel araştırma yaptıkları SEC ile işbirliği içinde olduklarını söyledi ancak şirketlerin isimlerini vermedi.
SEC’in hakkında araştırma yaptığı bankalar arasında UBS, Morgan Stanley, Goldman Sachs, Merrill Lynch, Bear Stearns bulunuyor. Mortgage kredilerinde 12.5 milyar frank batıran UBS ile tahvil sigortalayan ve mali durumu bozuk MBIA ve Ambac da SEC tarafından soruşturuluyor. FBI tarafından mortgage konusunda açılan soruşturmaların 2003 yılında 436 olan sayısı 2007′de 1.210′a çıktı. FBI’a göre mortgage suçlarının en yoğun işlendiği eyaletler Kaliforniya, Teksas, Arizona, Florida ve orta batı.
İsviçreli UBS AG, 2007 yılının son çeyreğinde subprime kayıplarının etkisiyle 12.5 milyar İsviçre frankı (11.45 milyar dolar) zarar ettiğini açıkladı. Banka daha önce yaptığı açıklamada, dördüncü çeyrekteki performansına bağlı olarak 2007 yılının tamamı için de zarar açıklayabileceğini belirtmişti.
Şimdi sürpriz bir açıklamayla banka dördüncü çeyrek zararının yıl genelinde 4.4 milyar frank zarara yol açacağını belirtti. UBS’in bilançosunu 14 Şubat’ta açıklaması bekleniyordu.
ABD’de patlak veren batık mortgage kredilerinin neden olduğu krizin Avrupa’ya sıçramasıyla en büyük darbeyi yiyen İsviçre merkezli UBS, toplam zararının 18.4 milyar dolar olduğunu açıkladı. Avrupa’nın varlıkları bakımından en büyük bankası konumundaki UBS’in, 2007′nin sadece son 3 ayında kredi krizi nedeniyle 11.45 milyar dolar zarar yazdığı bildirildi. Bankanın 2007 için net toplam zararının ise 4 milyar doları bulması bekleniyor. Bu zarar bankanın yaklaşık on yıl önceki kuruluşundan bu yana kaydedilen ilk yıllık zarar olması bakımından büyük önem taşıyor.
Küresel piyasalardaki mortgage zararının toplamda 130 milyar doları bulduğu belirtilirken, UBS’in 4′üncü çeyrek zararının Citigroup ve Merrill Lynch gibi mortgage’dan en çok etkilenen ABD’li şirketleri de geride bıraktığının altı çiziliyor. Reuters haber ajansına konuşan AXA Investment Managers’ın stratejistlerinden Franz Wenzel, 2007′nin bankacılık sektörü ve finans piyasaları açısından korkunç geçtiğini belirterek, “Pek çok banka tüm zararlarını 2007 verilerine sokup, yeni yıla temiz bir bilançoyla girmek istiyor” dedi.
İstifa çağrıları artar
Bu arada, yıllık zararın da açıklanmasının ardından iyice köşeye sıkışan UBS’in Yönetim Kurulu Başkanı Marcel Ospel’e yönelik istifa çağrılarının artması bekleniyor. Ospel geçen hafta yaptığı açıklamada bankanın 2007 yılı zararları nedeniyle ABD birimini kapatmayı planladığını bildirmişti. Öte yandan, kriz nedeniyle likidite sıkıntısı yaşayan UBS geçen ayda Singapur hükümetinin Investment Corporation şirketi ile Ortadoğulu ismi açıklanmayan bir yatırımcıya 11.8 milyar dolarlık hisse satışı yapılacağını duyurmuştu.
Amerika’da bulunan ve dünyanın en iyi üniversitelerinden sayılan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ne bağlı İngiltere merkezli MIT Gayrimenkul Merkezi, Türkiye inşaat sektörünün önde gelen genel müteahhit firmalarından Soyak’ı ziyaret ederek Türk gayrimenkul sektörü konusunda bilgiler aldı.
Soyak’tan yapılan açıklamaya göre, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde master eğitimi gören çeşitli ülkelere mensup 30 kişilik öğrenci grubu ve enstitünün yönetim müdürü Marion O. Cunningham, Soyak Genel Müdürü Emre Çamlıbel’in sektöre ilişkin değerlendirmelerini dinledikten sonra, Soyak Yenişehir ve Soyak Evreka projelerini gezdi.
Bilgi aktarımı sırasında Türk konut sektörünün yanı sıra mortgage konusuna da değinen Emre Çamlıbel, Türkiye’de mortgage sistemine dahil edilen eski konut kredileri ile birlikte, yaklaşık 25 milyar dolarlık konut kredi portföyü oluştuğunu belirterek, bu oranın önümüzdeki yıllarda hızla artarak 30-40 milyar dolar seviyelerine ulaşacağını dile getirdi. Çamlıbel, bazı ülkelerde yaşanan mortgage krizine benzer bir krizin Türkiye’de yaşanma olasılığının bulunmadığını söyleyerek, bunu Türkiye’deki konut kredi portföyünün henüz GSMH’nın yüzde 5′i mertebelerinde olmasına bağladı.
Yabancı yatırımcılar konusuna gayrimenkul sektörünün bakış açısını da değerlendiren Çamlıbel; kurumsal, güçlü ve pazar payı elde etmiş Türk firmalarının herhangi bir yabancı ortaklığa gereksinim duymadıklarını belirtti. Emre Çamlıbel, ancak ofis ve ileri teknolojide, yüksek katlı rezidansların yapımında yabancı yatırımcıların katma değer yaratmasının mümkün olduğunu ifade etti.
(SŞ-SŞ-ÖK-E) (İhlas Haber Ajansı)